14.5.2017

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Uluslararası İlahiyat Programı (UİP) ve Uluslararası İmam Hatip lisesi öğrencilerinin mezuniyet törenine katıldı.
Asya'dan, Afrika'dan ve dünyanın çeşitli yerlerinden Türkiye’ye eğitim için gelen öğrencilerin mezuniyet törenine katılan Diyanet İşleri Başkanı Görmez,” Bu güzel anı, yedi kıtadan kalbi iman dolu gençlerle birlikte olmayı bize lütfeden Allah’a hamdolsun” dedi.
Uluslararası ilahiyat ve Uluslararası İmam Hatip Programının önemine işaret Başkan Görmez, “Uluslararası İmam Hatip Lisesi Bozyazı’da bir okula hapsedilmiş küçücük bir projeydi, hamdolsun bugün binleri bulan öğrencisiyle İstanbul’da, Bursa’da, Konya’da, Kayseri’de, Sivas’ta ve yakın gelecekte Türkiye’nin her ilinde olacak. Bu okullarda dünyanın her tarafından öğrenciler eğitim alabilecek” diye konuştu.
“Sahte Türkçe olimpiyatlarıyla bu millet yanlış yönlere sevk edildi…”
Öğrencilere ve velilerine teşekkür eden Başkan Görmez, Diyanet olarak on yıl yirmi yıl gecikmiş hizmetleri yapmanın mahcubiyeti içinde olduklarını kaydederek, "Diyanet İşleri Başkanlığı olarak on yıl, yirmi yıl gecikmiş hizmetleri yapmanın mahcubiyeti içindeyiz. Eğer biz bu mahcubiyetleri yaşamasaydık, bu millet başkaları tarafından kırk yıl aldatılmayacaktı. Sahte Türkçe olimpiyatlarıyla bu millet yanlış yönlere sevk edilmemiş olacaktı. Yüz bini aşkın din gönüllüsü kardeşimizle beraber Türkiye'nin her tarafında kapı kapı gezerek, cadde cadde, sokak sokak mihrabın ruhunu minberin ilmini kürsünün nasihatini sadece camiye saklamayıp şehirlerin ruhlarına evlere, hanelere taşımak zorunda olduğumuzu tekrar ifade ediyorum" diye konuştu.
Mezuniyet töreninde Konya Mevlana Uluslarası İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin okuduğu şiirden duygulanan Başkan Görmez, şöyle konuştu;
“Bir gün gelecek Maveraünnehir medeniyeti'nin çocukları, yeniden İslam medeniyetini barış, kardeşlik içerisinde temsil edecekler…”
Öğrencilerimiz, hem yüreklerimizi sızlattı, hem de yüreğimizi coşturdular. Onlara teşekkür ediyorum. Onlardan aldığım ilhamla yedi kıtaya hitap ederek, her bir kıtaya gidecek sevgili öğrencilerimizden söz alarak konuşmamı tamamlayacağım. Ata yurdumuz Asya kıtasına, bin yıl ayakta duran İslam’ın ilim merkezlerini ilimle, hikmetle, irfanla aydınlatan Maveraünnehir Medeniyetinin; iman ilim irfan boyutlarını yeniden ayağa kaldıracağınıza söz veriyor musunuz?  Kafkasya’dan gelen çocuklarımız, Şeyh Şamil'in o muhteşem imanını temsil ediyorlar. Yüz yıllık fetret döneminden sonra komünizmin, ateizmin o bütün insanların fıtratını tahrip eden düzenlerin yüz yıllık hasarını tedavi etmeye, dertlerine derman ve şifa olmaya söz vermeniz gerekiyor. Cenabı Hak, bu uğurda yardımını ve lütfunu sizden esirgemesin. İnşallah bir gün gelecek Maveraünnehir Medeniyeti'nin çocukları İmamı Buharilerin, İmamı Serahsi'lerin, İbni Sina'ların evlatları yeniden İslam medeniyetini kendi topraklarında barış, kardeşlik içerisinde temsil edecekleri o günü hep birlikte özlediğimizi ifade etmek istiyorum.
"Hiçbir insanın, Müslümanın kalbini kırmayan bir ecdanın çocuklarıyız…"
Balkanlardan gelen öğrencilere yönelik ise Osmanlıların o topraklarda beş asır hüküm sürdüğünü anımsatan Başkan Görmez, “Beş asır birlikte yaşadık ama hamdolsun hiç bir kıtada hiçbir insanın, Müslümanın kalbini kırmayan bir ecdanın çocuklarıyız. Yedi kıtaya ulaşan ecdadımız, hamdolsun bize arkalarından bir tek Allah'ın kulunun 'bizi sömürdüler' dedirtmedikleri için onlara rahmet gönderiyoruz. Başka ülkeler başka ülkelerde 20 sene kaldılar bütün dillerini, dinlerini ve inançlarını kaybettiler. Ecdadımız dünyada beş asır hüküm sürdü hiç kimsenin diline, dinine ve mabedine dokunmadan İslam’ın barış ve adaletini insanlığa gösterdikleri için onları rahmetle yad ediyoruz.” diye konuştu.
"Diyanet sadece Türkiye'nin Diyaneti değil…"
Avrupa'da yaşayan Müslümanlar, Avrupa'ya rağmen mabetler yaptı, dernekler kurdu ve Müslüman kimliklerini muhafaza etmek için her türlü çabayı ve gayreti sarf etti. Onların çocukları bugün Türkiye'ye gelerek ilahiyat fakültelerinde ilim tahsil ediyor. Avrupalı komşularınıza, göğsünüzü gere gere şöyle diyebilirsiniz, 'Farklı inançları, kültürleri ve mabetleri  yan yana yaşatma konusunda çok genç ve tecrübesizsiniz. Biz size yardımcı olmaya geldik' diyeceksiniz. Onlara, 'önce İslam’ın merkezlerinde Ortadoğu'da savaşlar çıkarttınız. Büyük katliamlar oldu, çocuklar öldü, kadınlar dul kaldı, milyonlarca insan katledildi. Orada, şiddetin gölgesinde vahşetler üretildi. Bizzat sizin silahlarınızla vahşetler işlendi. Coğrafyamızda işlenen bütün vahşetler sizin ürettiğiniz silahlarla işlendi. Bu vahşetler sizin dünyanıza korkular getirdi. Kalplerinize İslamofobik nefretler, düşmanlıklar yerleşti’ deyin. Avrupalı dostlarınıza, 'Biz kalbinizi saran hastalıklarınızı tedavi etmeye geldik' diyeceksiniz. Bunu yaparken hiç gururlanmayacaksınız."
"Sahte Türkçe olimpiyatlarıyla bu millet yanlış yönlere sevk edildi…”
Türkiye sadece Türkiye'den ibaret değil. Türkiye, Türkiye'den çok daha büyük. Diyanet'te sadece Diyanet'ten ibaret değil. Biliniz ki Diyanet sadece Türkiye'nin Diyaneti değil.
Konya Mevlana Kültür Merkezi'nde düzenlenen programda Başkan Görmez daha sonra mezun olan öğrencilere diplomalarını takdim ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.